“Ah
şekerim bizim genetiğimiz 34 beden o nedenle 44 bedenle doğuma girip 34 beden
çıktım!!” demeyi çoookkk isterdim. Ama maalesef bizim genetik 40-42 beden :) O
nedenle doğum kilolarımdan kurtulmak için biraz çaba sarf ettiğimi itiraf
ediyorum.
Doğumdan
sonra eve geldiğimde pantolonlarım ve eteklerim dizimin biraz üzerinde sıkışıp
kalıyordu. Hadi emzirdiğim için elbiseler olmuyor, düğmeler kapanmıyor da bu
pantolon ve eteklere ne oluyordu!! Koca bir dolap dolusu kıyafetin içinden bir
tane olan yoktu!! Bir de aynadaki görüntü var tabi!! Hamileyken göbekten başka
bir şey görmeyip, o göbeği delicesine seviyorsunuz… O göbeğin içi boşalınca ise
yanlarda bıngıl bıngıl sarkan yağlar ve yumuşacık bir göbekle karşı karşıya
kalınca insan bir şok oluyor. Zaten hormonların durumu karışık, bir ağlıyor bir
gülüyorsunuz bir de bu görüntü üstüne tuz biber oluyor…
Neyse
nasıl olsa emzirerek zayıflayacağım için kısa bir sürede eski formuma kavuşurum
diye kendimi avuttum. Ben doğuma 76 kilo ile gittim eve geldiğimde ise 70
kiloydum. İki hafta içinde 66 kiloya düştüm. Evet emzirerek zayıflıyordum… Ama
sonra aylarca baskülün ibresi 66’dan aşağı bir türlü inmedi. Tabi bunda sütüm
çoğalsın diye içtiğim malt içeceklerinin de etkisi büyük. Hatta bir ara tekrar
kilo almaya bile başladım!!
Baktım
ki böyle olmayacak, Demir Adam 5 aylık olduğunda ben de günde 5 km yürümeye
başladım. Annem de bu yürüyüşlerde bana eşlik etti. Bazen Demir ve babamda bize
katıldı. Aman Demir ağlamadan yürüyüşü tamamlayalım diye 5 km’yi 45 dk’da yürüyor
muyduk, koşuyor muyduk belli değil!!... Hedefim belliydi… İşe başlamadan
kıyafetlerimin içine girmek. Bir de pastane ürünlerini, paketli gıdaları, hamur
işini hayatımdan çıkardım. 3 öğün yemeğimden hiç taviz vermedim. Evde ne yemek
varsa dolu dolu yedim. Sonuçta süt veren bir anneyim ki o süt için ne
mücadeleler verdim bir başka postun konusu olsun. Bir de her gün kahvemin
yanında iki parça bitter çikolatamı da yemeyi ihmal ettim:)
Sonuç mu??